Olağanüstü Bir Gece

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (1 Oy - 5,00 Puan)
Loading...

1914 yılının sonbahar mevsiminde subay olan Baron Friedrich Michale von. R.’nin ölümünden sonra çalışma masası üzerinde bulunan evrakların ailesi tarafından incelenmek üzere Stefan Zweig’a verilir. Stefan Zweig ise yazarın adını gizli tutarak hikayede başka bir değişiklik yapmadan yayınlar. Olağanüstü Bir Gece hikayesinde adı saklı tutulan hikayenin baş kahramanı Viyana’da varlıklı ve zengin olarak anlatılmaktadır. Hikaye, kahramanının 8 Haziran 1913 gününe ait anılarını, gün içerisinde başlayıp geceye kadar uzayan yaşanmışlıklarını anlatmaktadır.

Olağanüstü Bir Gece Konusu

Yapacak hiç bir işi ve amacı olmadan güne başlayan hikaye kahramanı subay, o gün sevgilisinden bir mektup alır ve kendisinden ayrılmak istediğini belirtir. Buna karşılık subay, en ufak bir duygu geçişi veya reaksiyon göstermeden gününe kaldığı yerden devam eder, önemsemez. Kiraladığı otomobille şehrin caddesinde yavaş yavaş ilerlerken yoğun insan kalabalığının at yarışlarına doğru gittiğini görür ve kendisi de at yarışlarını izlemek ister. Burada bir kadın gözüne çarpar ve oldukça hoşuna gider. Elbette bu kadın bir başka erkekle evlidir. Fakat bir şekilde aralarında iletişim başlar. Kadının kocası kuponlarını oynamış, yarışın başlamasını heyecanla beklemektedir. Tam da bu anda elinden düşen bir kupon subayın ayaklarının önüne gelir. Subay gayri ihtiyari kupona basar ve görmelerini engeller. Bir süre sonra bu karı-koca çift subayın yanından uzaklaşır.

Hikaye o’dur ki subayın ayaklarına gelen kupon yarışın galibini bilmiş, büyük ikramiyeyi hak etmiştir. Fakat subay, bir türlü bu durumu itiraf edememiş aynı zamanda parayı da sahiplenememiştir. Bunun yerine vezneye gidip kazanan biletin ikramiyesi ile başka bir kupon oynamıştır. Tesadüf budur ki bu sefer de daha büyük bir ikramiyeye sahip olmuştur. Parayı aldıktan sonra üzerinde, paranın verdiği büyük bir utanç ve ağırlıkla şehirdeki gününü devam ettirmeye çalışmıştır.

Gittiği lunaparkta tanımadığı bir ailenin masasına oturmayı teklif eder ve bu durum karşısında şaşıran aile, teklifi kabul ederek masalarına oturmasına müsade eder. Fakat subay burada tek kelime konuşmadan bir süre sonra ayrılır. Hikayenin kahramanı gün içerisinde kabalalıklar içerisinde gezen bir başına ve yalnız bir insandır. Subay varlığın içinde, yalnızlığı ve kimsesizliği tadıyor. Kendini hala belirli bir yaşta ve yapacaklarına dair herhangi bir sorgulamaya neden olmadan dilediği gibi davranmaya devam etmektedir. Fakat çevredekilerin verdiği tepkiler subayın kendini sorgulamasına neden olmuştur. Ta ki gece yarısına kadar. Herkes evine çekilip, lunapark boşalmaya başlayınca subay da yavaş yavaş oradan uzaklaşmaya başlamıştır. Sokaklar boşalmaya başlarken, gecenin sahibi fahişeler görünmeye başlamıştır. Bir fahişenin kendisiyle ilgilenmesi subayın derinden etkilemiştir. Çünkü yaşadığı gün içerisinde bu fahişeden başka kimsenin dikkatini çekememiş, kimse kendisiyle ilgilenmemiş ve konuşmak istememiştir.

Aralarında geçen konuşmadan sonra subay gün içerisinde kazandığı paradan bir miktarını fahişeye karşılıksız vermiştir. Buna şaşıran fahişenin gülümsemesi ve keyif alması, subayı da keyiflendirmiştir. Subay, yoldan geçen uçan balon satıcısının tüm balonlarını alıp gökyüzüne bırakmıştır. Penceresi açık olan fırına para atmış, sokak lambalarını yakan adama karşılıksız para vermiştir.

Olağanüstü Bir Gece Yorumu

Stefan Zweig, her ne kadar eserinde bu hikayenin kendisine ait olmadığını belirtse de hikaye sıkı Stefan Zweig hayranları tarafından elbette sevilecek ve tıpkı diğer hikayeleri gibi okuyucularında kabul görecektir. Subayın hayatını anlattığı bir günde; varlıklı olmanın, zengin olmanın kalabalıklar içerisinde yalnız kalmaya engel olmadığı, güçlü gözlem ve anlatımla hikayede yer almaktadır.

Keyifli okumalar dileriz.


Henüz Yorum Yapılmamış

Yorum Yap